Aile Konutu Şerhi Nedir ve Nasıl Konulur

Eşlerden birinin fevri ve diğer eşi zarara uğratabilecek davranışlarının önüne geçilebilmesi için 2000’li yılların başında hukukumuzda bir değişiklik yapıldı ve Aile Konutu kavramı yaşamımıza girdi. Bu düzenleme ile artık çiftlerin, birbirleri ile ve çocukları ile ortak yaşamlarını sürdürdükleri evleri “Aile Konutu” olarak adlandırılacak; bu konut üzerinde yapılacak satış, rehin, kiralama gibi durumlarda eşlerin birlikte işlem yapması şartı aranacaktır. İşte bunu sağlayan tapudaki aile konutu şerhi uygulamasıdır.

aile konutu şerhi

Önemle belirtmek gerekir ki bu şerh ancak tapuda konulabilir. Yine bu şerhi koydurtmak ve diğer eşin tasarruf yetkisini kısıtlamak isteyen eş resmi nikâh ile evli olmak zorundadır. Medeni Kanunumuzun ilgili hükmü uyarınca yalnızca evli çiftler aile konutu şerhi koydurabilir. Yani imam nikâhlı eş, nişanlı vs. konumunda olanların aile konutu şerhi koydurma yetkisi yoktur.

Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?

Aile konutu şerhi için gerekli belgeler: mahalle muhtarından alınacak aile konutu belgesi ve evlilik cüzdanıdır. Şerh koydurma işlemini yapabilmek için öncelikle söz konusu konutun bulunduğu mahalle muhtarına gidilmelidir. Muhtardan alınan belge ve evlilik cüzdanı ile tapuya gidilir ve Tapu Sicil Müdürü’ne yapılacak başvuru ile Aile Konutu şerhi konulabilir. İşlemin yapılacağı tapu dairesi ise söz konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki tapu dairesi olmak zorundadır.

Bu işlemlerin yapılabilmesi için diğer eşin rızası aranmaz. Yani eşlerden herhangi biri önce muhtara ardından Tapu dairesine giderek bu şerhi kendiliğinden koydurabilir. Aile konutu şerhi konulduktan sonra diğer eş tek başına bu şerhi kaldıramaz. Ayrıca; eğer ev kiralıksa, kira sözleşmesini tek başına feshedemez, ev kendi üzerine dahi olsa dahi evi bir başkasına satamaz, üzerine ipotek dahi koyduramaz. Bu şerhin etkisi boşanma, ölüm gibi evlilik birliğini sona erdiren durumlarda ortadan kalkar.

Unutulmamalıdır ki bu şerhin amacı aile birliğini korumak ve ortak menfaati sağlamaktır. Eşlerin keyfi uygulamaları ile bu durumun kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkabilir. Kanun koyucu da bu ihtimalin önüne geçebilmek için bir düzenlemeye gitmiştir.

Şöyle ki; Aile konutu şerhi koyulduktan sonra diğer eş konut üzerinde bir işlem yapmak isterse şerh koyduran eşin rızasını almak zorundadır. Eğer eş bu durumuza rıza göstermez ise işlem yapmak isteyen taraf uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilir. Bu noktada hâkimin vereceği karara göre işlemin yapılıp yapılmamasına karar verilir. Hâkimin değerlendirmesi yapılacak işlemin eşlerin ortak menfaatini göz önüne alınarak yapılır. Yani böyle bir uyuşmazlıkta diğer eşin aile konutu üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırmak isterseniz hakimi ikna etmeniz gerekecektir.

Aile Konutu Şerhi Olmayan Evin Satışı

Bir konutu “Aile Konutu” olarak gösterebilmek için eşlerin birlikte bu konut içerisinde sürekli olarak yaşaması gerekmektedir. Muhtardan bir belge alınmasının amacı da budur. Eşler; bazı dönemlerde kaldıkları devre mülkleri, yazlıkları ya da bağ evlerini Aile Konutu olarak gösteremez. Bunların yani (Aile Konutu Şerhi olmayan evin) satışı için ise diğer eşin rızası aranmaz. Ayrıca eğer eşlerin sürekli olarak birlikte yaşadığı konut, Aile Konutu şerhi konulmadan önce başka birine satılırsa bu durumda iki ihtimal ortaya çıkıyor.

Öncelikle konutu satın alan üçüncü kişinin TMK uyarınca “iyiniyetli” olup olmadığına bakılır. Eğer satın alan kişi iyiniyetliyse satış işlemi geçerlidir ve iptal edilemez. Ancak eğer satın alma işlemini yapan kişi iyiniyetli değilse olay yargı yoluna taşınarak; evin satışına izin vermeyen eş tarafından iptal ettirilebilir. Hakim böyle bir davada iyiniyet araştırması yaparken satın alan üçüncü kişinin; satın aldığı konutun eşlerin sürekli olarak birlikte yaşadığı konut olduğunu bilip bilmediğini inceler.

Yorum Yap veya Soru Sor !

  Bildirimleri Aç!  
Bildir
× Whatsapp'tan Yaz!