Ayıplı İmplant ve Zirkonyum İşleminde Hastanın Seçimlik Hakları

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2018/3669 E. ve 2018/3580 K. sayılı ilamında davalı diş hekiminin gerçekleştirdiği implant ve zirkonyum işlemlerinin ayıplı olduğu tespit edilmişse de alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu ve mahkemece yapılan tazminat hesaplamasının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Yargıtay bu kararında estetik operasyonlarda ayıplı ifa halinde yani estetik operasyon ile taahhüt edilen sonucun hekim tarafından meydana getirilememesi halinde hastanın seçimlik haklarının neler olduğu ve tazminatın nasıl hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

Davacı alman vatandaşı olduğunu, diş tedavisi için Türkiye’ye geldiğini, tedavinin hekim hatası kaynaklı uzaması nedeniyle 8 gün uzadığını, 8 gün konaklama gideri, uçak bileti iptali ve 8 günlük gelir kaybı kaynaklı maddi zararının oluştuğunu, implantın hekim değil asistan tarafından takıldığı, daha sonra oturmadığı söylenerek dişiyle birlikte söküldüğü, yapılan hatalı uygulamalar neticesinde manevi zararının da oluştuğunu ayrıca yarım bırakılan işlemleri Almanya’da tamamlatmak zorunda kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Davalı yan, işlemleri davacı hekimin gerçekleştirdiğini, asistanların sadece hekimi asiste ettiklerini, 21 adet zirkonyum ve 3 adet implant işlemi için fiyat verildiğini, davacının fiyatı ve işlemi kabul ettiğini, tedavi sürecinin yapılan işlemlere uygun olduğu, hekim hatası nedeniyle tedavi sürecinin uzamasının söz konusu olmadığını, en kaliteli malzemelerin kullanıldığını, tazminat miktarının da fahiş olduğunu beyanda davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iki ayrı rapor alınmış ve alınan raporlar doğrultusunda maddi tazminat istemi kabul edilmiş, manevi tazminat bakımından ise dava reddedilmiştir.

Yargıtay biri diş hekimi diğeri mali müşavir olan bilirkişilerden ayrı ayrı alınan raporların yeterli olmadığını ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan etmiştir. Bozma ilamında ayıp, imal edilen eserde sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır şeklinde tarif edilmiştir. Estetik operasyonlar bakımından da ayıp aynı şekilde hekimin taahhüt ettiği estetik sonucu meydana getirememesi olarak ifade edilir.

Eğer eser kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı ise hasta sözleşmeden dönerek bedel iadesi talebinde bulunabilir, kabule icbar edilemez nitelikte değilse işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim talep edebilir ve eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise ayıbın onarılmasını yani revizyon operasyonu gerçekleştirilmesini talep edebilir.

Yargıtay somut uyuşmazlık bakımından da ayıbın varlığına yönelik denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması, uyuşmazlık konusu diş tedavisinde ayıbın derecesinin belirlenmesi, hakimin aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacının seçimlik hakları olan sözleşmeden dönme, bedelde indirim ya da onarım seçeneklerden hangisini seçtiğinin netleştirilmesi, eğer eser ayıplı haliyle bir değer ifade ediyorsa davacı yanın iş bedeli alacağından mahsup edilmesi neticesinde tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle kararı bozmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Whatsapp'tan Yaz!