Diş Kaplama ve Diş Protezi Neticesinde Hekim Kusuru

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2018/5499 E. ve 2019/72 K. sayılı 09.01.2019 tarihli ilamına konu olayda davacı hasta ile davalı diş hekimi arasında eser sözleşmesi niteliğinde diş protez yapım sözleşmesi mevcuttur.

Davacı üst dişlerinin kaplama yapılması talebiyle davalı diş hekimine başvurduğunu, davalının alt dişlerde sorun olmamasına rağmen üst ve alt dişler arasında renk farkı oluşmaması için hem üst hem de altın kaplama yapılmasını teklif ettiğini ve bu şekilde işlemi gerçekleştirdiğini ancak ağrılarının söz konusu olduğunu, ağrı kesicilere rağmen ancak sıvı gıdalarla beslenebildiğini, davalı hekime başvurduğunda diş eti hastalığı nedeniyle yapılan kaplamanın tutmadığını ve damaklarının eridiğini belirttiğini, alt kaplamaları kaplamaları sökerek bunun yerine protez diş yaptığını, alt kaplamaları sökerken ana dişlerinden 5 tanesini de yerinden kopartıp çıkardığını, sorunlarının hâlâ devam ettiğini, işlem öncesi ana dişlerinin kaplamaya uygun olup olmadığı konusunda aydınlatma yapmadığını, diş hekiminin kusurlu olduğunu beyan ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı hekim ise davacı hastanın kendisine geldiğinde eksik dişlerinin bulunması nedeniyle eksik dişlerin tamamlanabilmesi ve diş estetiğinin düzeltilmesi için metal destekli sabit porselen protez yapılması konusunda anlaştıklarını, protezin nasıl kullanılacağı ve temizliği konusunda hastanın aydınlatıldığını, ancak hastanın dişlerinin temizliğine dikkat etmediği, dişlerini fırçalamadığı, aşırı sigara kullanımının olduğu, protez etrafındaki diş etlerinde diş taşı oluşması nedeniyle diş etlerinin geri çekilmesi ve buna bağl olarak da çene kemiğinde erime meydana geldiğinden protezin sallandığı, hasta kusuruna rağmen kendisinin ücret almadan sabit protezi söküp yerine tam protez yaptığını, açılan davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddin istemiştir.

Mahkemece davanın reddi üzerine temyizen incelemeyi gerçekleştiren Yüksek Daire kararında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan hekime atfı kabil bir kusur bulunmadığına ilişkin rapora davacı tarafından yapılan teknik ve esaslı itirazlara rağmen yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmaması eksiklik olarak görülmüş, davalı diş hekimi tarafından yapılan tedaviye ilişkin film, röntgen ve başka bir tıbbi döküman olmamasının diş hekiminin kusurluluğuna etki edip etmeyeceğinin değerlendirilmediği vurgulanmış, hakimin aydınlatma yükümlülüğü kapsamında bu belgelerin bulunup bulunmadığı hekime sorularak varsa dosyaya kazandırılmasının sağlanması gerektiği belirtilmiştir.

Neticede Yüksek Daire ilgili belgelerin dosyaya kazandırılması akabinde üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek akademik kariyere sahip öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınması, kusur oranı, niteliği ve zararın kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosya bozulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Whatsapp'tan Yaz!