Hekimin Hukuki Yani Tazminat Sorumluluğu

Tıp biliminin uygulayıcısı olan hekimlerin gerçekleştirdikleri tıbbi uygulamalar esnasında meydana gelen hatalı işlemlerinden ötürü oluşan zararlar bakımından tazminat sorumlulukları yani hekimin hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. Hekimin gerçekleştirdiği işlem bir hastalığın bertaraf edilmesi olarak ifade edilebilecek bir tedavi işlemi olabileceği gibi, plastik cerrahi gibi estetik kaygılarla gerçekleştirilen bir işlem de olabilir.

OKUMANIZ GEREKEN DİĞER YAZILARIMIZ!
Bu yazıyı okuduktan sonra aşağıdaki yazılarımızı da okuyunuz.

Hekimlik faaliyeti kapsamında hekimin gerçekleştirdiği hatalı işlemler sonucu meydana gelen zararlar gerçekleştirilen işlemin türüne göre Türk Borçlar Kanunu‘nun haksız fiil, vekaletsiz iş görme ve eser sözleşmesi hükümlerine göre tazmini talep edilebilmektedir. Gerçekleştirilen hatalı işlem bakımından hekimin cezai sorumluluğu da doğabilmekle birlikte bu yazımızda hukuki yani tazminat boyutunu ele almaktayız.

hekimin hukuki sorumluluğu

Hatalı Hekim Uygulamalarına Bazı Örnekler

  • Hekimin tedavi öncesi hastanın aydınlatılmış onamını alması gerçekleştireceği işlemin hukuka uygun olmasının şartlarının başında gelmektedir. Örneğin hastanın tedavisi için gerçekleştirilecek olan bir cerrahi müdahale öncesinde, ameliyatın gereklilik nedenleri, riskleri, olası komplikasyonları ve ameliyat sonrası sürece ilişkin bilgilendirme ve onay alınması zorunludur. Aydınlatılmış onamın alınmamış olması hekimin sorumluluğunu doğuracaktır.
  • Hekimin gerçekleştirdiği ilaç tedavisi ile ilgili olarak hastanın tedavisine uygun olmayan ilacın kullanılmış olmasının tespit edilmesi, yanlış ilacın hastanın durumunu ağırlaştırması veya başkaca yan etkilere, hastalıklara, doku ve uzuv kayıplarına neden olmuş olması hekimin sorumluluğunu doğuracaktır.
  • Hekimin hatalı teşhisi, hastalığın teşhisinde yanılgıya düşmesi, hastanın içerisinde bulunduğu tıbbi durumun hatalı yorumlanması sonucu uygulanması gereken tedaviden mahrum bırakılması, tedavide gecikilmesi neticesinde hastanın durumunun ağırlaşması gibi durumlarda yine hekimin hukuki sorumluluğu doğacaktır.
  • Estetik müdahaleler, protez diş uygulamaları gibi tıbbi ve estetik işlemlerin taahhüt edilen şekilde gerçekleştirilmemesi, hekimin hatalı uygulaması neticesinde estetik müdahaleden beklenen faydanın oluşmaması veya tam tersi beklenmeyen yan etkilerin meydana gelmesi durumu da yine hekimin tazminat sorumluluğu olarak gündeme gelebilecek örneklerdendir.

Hekimin Hukuki Sorumluluğu Nasıl Belirlenir ?

Hekime karşı açılacak tazminat davasında mahkeme kendi uzmanlık alanı dışarısında olan davaya konu tıbbi uygulama ile ilgili olarak konunun uzmanlarından rapor alır. Örneğin Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas daireleri, üniversite hastanelerinin adli tıp veya ilgili diğer anabilim dallarına ilişkin başkanlıkları hekimin hukuki sorumluluğu bakımından rapor alınabilecek mercilerdir.

Hekimin sorumluluğuna ilişkin alınacak raporda dosya kapsamındaki hasta işlem dosyası, gerçekleştirilen tedavi sürecine ilişkin bilgi ve belgeler, ilaç tedavisi süreci, cerrahi müdahalenin kapsamı, tedavi ve müdahale sonrası gerçekleşen şikayetler, devamında hastaya yapılan müdahaleler modern tıp biliminin gerekleri ve yöntemleri karşısında değerlendirilerek hekime atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı tespit edilir.

Eğer hekimin kusurunun bulunduğu tespit edilebiliyorsa bu noktada hekimin yüzde kaç kusurlu olduğu değerlendirilir. Kimi zaman hastanın ve başkaca dış faktörlerin de zararın meydana gelmesinde kusurları mevcut olabilir. Raporda tüm bu faktörlerin kusur oranları belirlenir. Hekim meydana gelen zarardan eğer kusuru var ise kendi kusuru oranında sorumlu olacaktır

Yanlış Teşhis ve Tedavi Halinde Tazminat Davası

Yanlış teşhis ve tedavi halinde tazminat davaları; tedaviyi uygulayan hekime, hekimin bağlı olduğu hastaneye ya da her ikisine de birlikte açılabilmektedir.

Burada önemli olan nokta yanlış uygulanan tedavinin özel bir hastanede mi yoksa devlet hastanesinde mi yapıldığıdır. Eğer bu tespit doğru yapılamaz ve dava açılırken yanlış hasma karşı açılırsa davacı aleyhine bir mağduriyet durumu ortaya çıkabilir. Bu nedenle bir hekim tarafından yapılan yanlış tedaviden sonra bir tazminat davası açmak istiyorsanız mutlaka bir avukattan ya da konu hakkında bilgisi olan birinden hukuki yardım almanız tavsiye edilir.

Yanlış tedaviden kaynaklı tazminat davalarında davalı olarak gösterilecek hasım doğru seçilmelidir.”

Yanlış Tedavi Tazminat Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Dava açılırken ilk olarak dikkat edilmesi gereken hususu yukarıda da belirttiğim üzere davalıyı, hasmı doğru göstermek. Şöyle ki; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kamu hastanelerinde uygulanan yanlış tedavilerde hasmın “Devlet” olarak gösterilmesi gerekir.nDevlet hastanesinde çalışan doktora, hemşireye ya da herhangi bir sağlık çalışanına karşı doğrudan dava açılamaz.

Bu kural İdare Hukukundan kaynaklanır ve tamamen davacının hakkını korumaya yöneliktir. Zira doğrudan doktora ya da herhangi bir sağlık çalışanına karşı başvurduğunuzda alacağınızı tahsil edememe riskiniz bulunurken Devleti davalı olarak gösterdiğinizde; eğer davayı kazanırsanız ödemeniz doğrudan yapılır. Hatta 60 günlük süresi içerisindeki başvurunuz kabul edilirse dava açmadan da zararınız karşılanabilir.

Diğer bir ihtimal de yanlış tedavinin özel hastanede uygulanmış olması. Böyle bir durumda yanlış tedavi tazminat davası dilekçesi hazırlarken hem doktoru hem de özel hastaneyi davalı olarak gösterebilirsiniz. İki davalı da sizin lehinize doğacak alacak hakkında birlikte sorumlu olacaktır.

Tazminat Kapsamında Neler Talep Edilebilir ?

Hatalı tedavi sonucunda hastanın durumunun ağırlaşması, yan etkilerin meydana gelmesi, uzuv kaybı yaşanması, psikolojik bunalıma girilmesi gibi hastanın ölümü haricindeki tüm bu durumlarda talep edilebilecek tazminat kalemleri şu şekildedir:

  • Tedavi giderleri
  • Kazanç kaybı
  • Çalışma gücü kaybı
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar
  • Hastanın veya ağır yaralanma, uzuv kaybı gibi durumlarda yakınlarının manevi tazminat talebi

Yanlış tedavi uygulaması neticesinde hastanın ölümüne sebebiyet verilmesi halinde ise aşağıdaki tazminat kalemleri talep edilebilir.

  • Ölüme kadar gerçekleştirilen tedavi giderleri
  • Ölüme kadar geçen sürece ilişkin çalışma gücü kaybı
  • Cenaze giderleri
  • Ölenin desteğinden yoksun kalanlar için destekten yoksun kalma tazminatı
  • Ölenin yakınlarının manevi tazminat talebi
 

Zamanaşmı Süresi

Yanlış tespit ve yanlış ameliyat sonucu tazminat davalarında zamanaşımı süresi kanunda 5 yıl olarak düzenlenmiştir. İşbu beş yıllık sürenin başlangıç tarihi ise kendisine yanlış tedavi uygulanan kimsenin bu durumun farkına vardığı tarih olarak kabul edilecektir. Bu durum özel hastanelerde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda geçerli olup devlet hastanelerinde ortaya çıkan durumlarda uygulama farklı olmaktadır.

Yanlış tedavi sonucundaki zarar eğer bir devlet hastanesinde ortaya çıkmış ise 1 yıllık süre içerisinde devlete başvuru yapılmalı ve oluşan zararın giderilmesi talep edilmelidir. Eğer yaptığınız başvuruya 60 günlük süre içerisinde olumlu bir dönüş yapılmaz ise İdare Mahkemelerinde “Tam Yargı Davası” açılmalıdır. Yanlış teşhis ve tedavi sonucunda ortaya çıkan zararınızı gidermek için açacağınız davada bu hususlara dikkat edilmesi gerekir.

Estetik Operasyonlarda Hekimin Sorumluluğu

Estetik operasyonlar, tedavi amaçlı gerçekleştirilen operasyonlardan farklı olarak bir hastalığın iyileştirilmesi gayesi ile değil estetik kaygılarla gerçekleştirilen müdahalelerdir. Her iki işlemin hukuki boyutu farklılık arz etmektedir. Tıbbi müdahale tedavi amaçlı ise vekalet sözleşmesinin konusunu oluştururken, estetik amaçla gerçekleştiriliyorsa eser sözleşmesinin kapsamına girmektedir.

Estetik ile Tedavi Farkı

Yukarıda da ifade edildiği gibi tedavi vekalet sözleşmesi ile meydana gelirken, estetik eser sözleşmesi ile meydana gelmektedir. Buradaki en önemli fark tedavide hekimin meydana gelecek sonucu garanti etmemesine rağmen estetik operasyonda bir sonucun garanti edilmesidir.

Hastalık veya sakatlık halinde hekim özen yükümlüğüne uygun bir şekilde tercih ettiği tedavi yöntemine göre tatbikata geçer, ancak gerçekleştireceği tedavi neticesinde hastalığın veya sakatlığın mutlak manada izale edileceğini garanti etmez.

Hekim tedaviyi gerçekleştirirken özen yükümlülüğünün gereği olarak hastanın yararına olan tüm gayreti gösterir, en az riski yöntemi seçer ancak bunun neticesine hastalığın tedavi olmaması, hastanın şifa bulmaması, sakatlığın iyileşmemesi ihtimali her zaman için vardır.

Estetik operasyonda ise muhatabın herhangi bir hastalık ya da sakatlığı bulunmamakla birlikte kendisini daha iyi hissetmek veya daha güzel görünmek amacıyla vücudunda değiştirmek istediği bir takım şeyler bulunmaktadır. Yüz gerdirme, yağ aldırma, saç ektirme, epilasyon, botoks, protez diş, kaplama gibi doğrudan tedavi amacı taşımayan operasyonlar estetik kapsamında eser sözleşmesi hükümlerine tabidir.

Estetik operasyonu gerçekleştirecek hekim muhatabının vücudundaki bu değişikliği gerçekleştirmesi taahhüt eder. Bu işlemler bazen riski olabilir, bazen çeşitli komplikasyonlar meydana gelebilir, bazen de tıpkı tedavideki gibi istenen netice elde edilemeyebilir. Ancak bu noktada hekimin sorumluluktan kurtulabilmesi için öncelikle hastanın aydınlatılmış onamını almış olması sonra özen yükümlülüğüne uygun hareket etmiş olması gerekir. Aksi halde eser sözleşmesinde edimin ayıplı ifası gündeme gelir ve bu ayıplı ifa nedeniyle hekimin tazminat sorumluluğu doğar.

Estetik Operasyonlarda Aydınlatılmış Onam

Tıpkı tedavi amaçlı operasyonlarda olduğu gibi estetik amaçlı operasyonlarda da operasyonun muhatabından aydınlatılmış onam alınmalıdır. Onamın kapsamı gerçekleştirilecek işlemin mahiyeti, kapsamı, süresi, neticesi, meydana gelebilecek yan etkiler, operasyon öncesi, süreci ve sonrasındaki işlemler, hastanın yapması gerekenler, varsa neticenin elde edilememe riski, varsa operasyon muhatabının durumunun daha da kötüleşme ihtimali aydınlatılmış onam kapsamında açıklanması ve yazılı rıza alınmalıdır.

Hastanın estetik müdahale konusunda bilgilendirilmemiş olması halinde meydana gelecek bir olumsuz sonuçta hekimin kusuru olmaması tazminat sorumluluğunu kaldırmayacaktır. Çünkü aydınlatılmış onamın alınmamış olması başlı başına bir zararın tazmini sebebi teşkil edecektir.

Zararın Tazmini

Estetik operasyon neticesinde meydana gelen olumsuz durumda hekiminin özen borcuna aykırı eylemi, hatalı uygulaması, yanlış metot seçimi, aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması, taahhüt edilen neticenin meydana getirilememesi gibi durumlarda zararın tazmini gündeme gelmektedir.

Estetik operasyondan zarara uğrayan kişi maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açabilir. Bu davalar tüketici mahkemesinde görülmektedir. Dava operasyonu gerçekleştiren hekim, hastane, güzellik merkezi, klinik ve sigorta şirketine karşı açılabilmektedir.

Meydana gelen zararın türüne göre tedavi masrafları, iş gücü kaybı, kazanç kaybı, manevi tazminat gibi talepler ileri sürülebilir. Mahkeme tarafların delillerini toplar, hekimin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişi heyetinden veya adli tıp kurumundan rapor alır.

Alınan rapor neticesinde hekime atfı kabil bir kusur varsa tazminat hesabı yapılmak üzere aktüerya bilirkişisinden rapor alarak, kusur oranlarına göre davalıları tazminata mahkum eder. Eğer mahkeme yapılan yargılama neticesinde hekimin kusurunun bulunmadığı kanaatine varırsa davayı reddeder.

Yorum Yap veya Soru Sor !

  Bildirimleri Aç!  
Bildir
× Whatsapp'tan Yaz!