Avukata SorHukuki sorunlarınızla ilgili iletişime geçebilirsiniz!

Komplikasyon Kavramı ve Hukuki Boyutu

Hekimler ve diğer sağlık personelleri gerçekleştirdikleri tıbbi müdahaleler ile hastanın şifa bulmasını veya bazen de estetik operasyonlarda olduğu gibi belirli bir neticenin meydana gelmesini hedeflemektedirler. Gerçekleştirilen bu tıbbi müdahale neticesinde hedeflenen amaca ulaşma ihtimali olduğu gibi ulaşamama ihtimali de vardır. Ancak bazen de istenmeyen neticeler meydana gelir. İstenmeyen neticeye sebep olan tıbbi hata mı yoksa komplikasyon mu sorusu bir hekim veya sağlık çalışanı için hayati öneme sahiptir.

Hekim ile hasta arasındaki ilişki aslında Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir sözleşme ilişkisidir. Tıbbi müdahale neticesinde istenmeyen sonucun meydana gelmesi hukuk dilinde “zarar”, hekimin bu zararın meydana gelmesinde rolü olması ise “kusur” olarak adlandırılır. Eğer meydana gelen zarar ile hekimin tıbbi müdahalesi arasında “nedensellik ilişkisi” kurulabiliyor ve bu durum hekimin tıbbi hatasından kaynaklanıyorsa malpraktis gündeme gelir.

Malpraktis Hakkındaki Yazımızı Okumanızı Tavsiye Ederiz:
https://www.hukuknotlarim.com/malpraktis/

Peki tıbbi müdahale neticesinde ortaya çıkan olumsuz durum yani hastanın uğradığı zarar ile hekimin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmakla birlikte zarara neden olan şey hekimin kusurundan kaynaklanmıyorsa; yani ortada bir tıbbi hata yoksa. İşte bu noktada komplikasyon söz konusudur.

komplikasyon

Tıbbi Müdahalenin Çeşitleri

Komplikasyon kavramını açıklamaya başlamadan önce tıbbi müdahale kavramının içine nelerin gireceğini ele alalım.

  • Hastalığı önleme, tanı, tedavi ve rehabilitasyon: hekimlik faaliyetinin en temel amacı olan bir hastalığın şifası için çalışma faaliyeti, bu kapsamda gerçekleştirilen önleyici hekimlik, hastalığın tanısının konması, tedavi sürecinin yürütülmesi ve hastalık sonrası rehabilitasyon faaliyeti ile hastanın kontrolü birer tıbbi müdahale çeşitleridir.
  • Suç delillerinin toplanması: özellikle adli tıp faaliyetleri kapsamında ve ceza muhakemesi hukukunun gerektirdiği delil toplama aşamasında hekimler önemli görevler üstlenmektedirler. Şüpheliden kan, idrar, saç vs. gibi örnekler alınarak üzerinde çeşitli tahliller yapılması, aynı şekilde mağdurdan çeşitli örnekler alınması, cinsel istismar şüphesinde mağdurun cinsel muayenesi suç delillerinin toplanması başlığı altında değerlendirebileceğimiz tıbbi müdahalelerdir.
  • Bilimsel amaçlarla araştırma: Yeni bir tedavi yönteminin veya yeni keşfedilen bir ilacın denenmesi aşamasında denekler üzerinde gerçekleştirilen tüm laboratuvar faaliyetleri bu kapsamda değerlendirilebilecek tıbbi müdahalelerdir. 
  • Estetik operasyonlar: Bir hastalığın şifasını amaçlamamakla birlikte hastanın vücudu üzerinde daha güzel görünmesine katkı sağlayacak bir neticenin meydana getirilmesi için gerçekleştirilen yüz gerdirme, saç ektirme, epilasyon gibi faaliyetler de tıbbi müdahale olarak değerlendirilir.
  • Üreme amaçlı müdahaleler: Kısırlığın tedavisi veya alternatif yollarla, tüp bebek gibi yöntemlerle hastanın çocuk sahibi olmasını sağlamaya yönelik tüm işlemler de tıbbi müdahale kapsamındadır.
  • Geleneksel ve Tamamlayıcı İşlemler: Artık hastane ve özel kliniklerde de tatbik edilmeye başlanan hacamat, fitoterapi, akupunktur gibi işlemlerde birer tıbbi müdahaledir.

Tüm bu sayılan tıbbi müdahalelerin tatbiki sürecinde istenen amaç gerçekleşmediği gibi hastanın durumunun müdahale ile bağlantılı olarak daha da kötüleşmesi veya müdahale öncesi var olmayan bir hastalık ya da sakatlığın hasıl olması, hukuki ifade ile hastanın zarara uğraması halinde komplikasyon veya tıbbi hata varlığından söz edilebilir.

Komplikasyon Nedir ?

Komplikasyon hekimin tıbbi müdahaleyi gerçekleştirirken herşeyi doğru yapmasına rağmen yine de istenmeyen bir sonucun meydana gelmesi demektir. Komplikasyon varsa tıbbi hata yoktur, çünkü ikisi birbirine zıt kavramlardır. Eğer tıbbi müdahale sonucu hastanın zarara uğraması bir komplikasyon olarak nitelendirilebiliyorsa hekimin hiçbir şekilde hukuki veya cezai sorumluluğu doğmaz.

Hekim hasta arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı mercileri bu iki kavramdan hangisinin mevcut olduğunu irdelemektedirler. Bu yargılama faaliyetinde hakimin karar sürecine katkı sağlayan en önemli unsur da uzman kurul ve kişilerden alınan bilimsel raporlardır. Adli tıp kurumu, Yüksek sağlık şurası, üniversite hastaneleri gibi kurumlar yargılamaya konu tıbbi müdahalelerle ilgili kusur tespitinde verdikleri raporlarla hakimlere yardımcı olmaktadırlar.

Komplikasyon ve Tıbbi Hata Ayrımı

Bir tıbbi müdahale neticesinde meydana gelen hadise tıbbi hata mıdır yoksa komplikasyon mudur sorusuna beş kategori altında cevap bulabiliriz. Bunlardan ilk dördü bizi komplikasyon sonucuna götürürken sonuncusu tıbbi hata sonucuna götürmektedir:

  1. Öngörülemeyen durumlar: bazen gerçekleştirilen tıbbi müdahale sonucunda meydana gelen zarar öngörülebilir bir zarar olmayabilir. Örneğin kasık fıtığı ameliyatı esnasında hastanın akciğer embolisi sebebiyle ex olması gerçekleştirilen tıbbi müdahale bakımından öngörülebilir bir netice değildir. Bu durum komplikasyon olarak değerlendirilir ve hekimin sorumluluğu doğmaz.
  2. Öngörülebilen ama önlenemeyen durumlar: Bazen de gerçekleştirilen tıbbi müdahale neticesinde meydana gelen zarar öngörülebilir niteliktedir ancak tıbbi imkansızlık nedeniyle önlenemeyen bir netice olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin bacaktan ateşli yaralanma şikayeti ile gelen bir hasta için başlanan operasyon esnasında hastanın yağ embolisi sebebiyle ex olması hekimin öngörebileceği bir netice olmakla birlikte engelleyebileceği bir husus değildir. Çok nadir de olsa meydana gelebilecek yağ embolisi riski sebebiyle hastanın bacağının o şekilde bırakılması düşünülemeyeceğinden meydana gelen sonuç bir komplikasyondur ve hekimin sorumluluğunu doğurmaz.
  3. Öngörülebilen ve göze alınmış durumlar: Bazen de hekim meydana gelen olumsuz sonucu öngörür, ancak çeşitli sebeplerle bu sonucu göze alarak tıbbi müdahaleyi gerçekleştirir. Burada fayda zarar dengesi gözetilmelidir. Hastanın hiç tedavi edilmemesi, meydana gelecek zarara göre daha vahim kabul edilebiliyorsa müdahale gerçekleştirilebilir. Aydınlatılmış onam da bu tür durumlar için hayati öneme sahiptir. Hasta mutlaka meydana gelmesi öngörülen olumsuz sonuç ve yan etki bakımından bilgilendirilmeli ve yazılı rızası alınmalıdır. Örneğin rektum kanserinde kitlenin çıkartılması esnasında cinsel fonksiyonları kontrol eden bir sinirin deforme edilmesi hekim tarafından öngörülen bir netice olmakla birlikte kanserli dokunun bertaraf edilmesi, cinsel fonksiyonların kaybedilmesine göre daha hayati kabul edileceğinden tıbbi müdahale hastanın da aydınlatılmış onamı ile uygulanabilir.
  4. Öngörülen ve yeterli önlem alınmış durumlar:  Hekim bazı durumlarda tıbbi müdahalenin tatbiki esnasında bir takım zararların meydana geleceğini öngörmekle birlikte bu zararın giderilmesi için gerekli tedbirleri de almış olabilir. Zarar riski gerçekleştirilen tıbbi müdahale için olağan yani kaçınılmaz kabul edilse de hekim meydana gelen zararı izale etmek için tedbirlidir. Örneğin karın bölgesindeki kapalı cerrahi operasyon esnasında bağırsağın delinmesine rağmen hekimin önceden gerekli tedbirleri de almış olduğundan delinen kısmı onarması ve meydana gelen zararın büyümesini engellemesi halinde bağırsağın delinmesi bir komplikasyon olarak kabul edilebilir.
  5. Öngörülen ama yeterli önlem alınmayan durumlar: Hekimin öngörebildiği bir risk bakımından yeterli önlemi almaması, özen borcuna aykırı hareket etmesi halinde artık komplikasyon değil bir tıbbi hatanın varlığından bahsedilebilir. Yukarıdaki örneğin aksine hekimin kapalı cerrahi esnasında bağırsağın delinebileceği ihtimalini öngörmesine rağmen ve operasyon esnasında bağırsağı delmesine rağmen öncesinde buna ilişkin hazırlıkları yapmaması, tedbir almaması, bağırsağın delinmesi neticesinde gerekli onarımı yapmaması, ameliyat sonrası hastayı ilaç vererek taburcu etmesi, ertesi gün hastanın ateş şikayeti ve akıntı gibi şikayetlerle gelmesine rağmen yine gerekli ve yeterli müdahaleyi ve tedbiri gerçekleştirmeden hastayı göndermesi ve sonucunda hastanın kaybedilmesi örneğinde artık komplikasyondan bahsedilemeyecek ve tıbbi hata sebebiyle hekimin hukuki ve cezai sorumluluğu gündeme gelecektir.

Hekim veya diğer sağlık personeli tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale sonucu meydana gelen zarar yukarıda sayılan durumlardan ilk dördü içerisinde kalıyorsa komplikasyon olarak adlandırılır ve bu durumda hekim hakkında ceza davası varsa beraatle neticelenir, aleyhine açılmış bir tazminat davası ise reddedilir.

Ancak meydana gelen zarar beşinci sırada sayılan, öngörülen ama yeterli önlem alınmayan bir tıbbi müdahale sebebiyle oluştuysa artık ortada bir tıbbi hata var demektir ve bu hatadan dolayı hekimin hem hukuk hem de cezai sorumluluğu doğabilecektir.

Bu yazıda Adli Tıp 7. İhtisas Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif İnanıcı’nın
6 kasım 2018 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen “Sağlık Personelinin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu” konulu seminerde gerçekleştirdiği “Tıbbi Uygulama Hatalarında Adli Tıp Kurumu Yaklaşımı” sunumundaki anlatımlarından faydalanılmıştır..

Komplikasyon Kavramı ve Hukuki Boyutu
5 (100%) 1 vote

Yorum Yap veya Soru Sor !

  Bildirimleri Aç!  
Bildir