Sonuç Taahhüdüne Aykırı Burun Estetiği

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2018/4953 E. ve 2018/4526 K. sayılı ilamında davacı, davalı hastanede diğer davalı hekimin yaptığı burun estetiği operasyonunun kusurlu olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiştir.

Davacı, 1996 yılında, davalı hastanede, davalı hekim tarafından burun küçültme operasyonu geçirdiğini. Ancak operasyon sonrası burnunun üstünde çökme ve çıkıntılar meydana geldiğini, burnun şeklen bozularak kötü bir görüntüye sahip olduğunu, sonrasında müteaddit defalar operasyon geçirmek zorunda kaldığın, burnunun kıkırdak kısmının alındığını, revizyon ameliyatlarından da olumlu sonuç alamadığını hatta burnun sol tarafından nefes alamamaya başladığını beyanla hekim hatası nedeniyle davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Davalılar vekili davacı hastaya estetik burun, septum deviasyon tamiri, alın
germe, yağ doku enjeksiyonları gibi çeşitli operasyonların yapıldığını, bu operasyonlardan olumlu sonuç alındığını, davacının güzel bir görünüme kavuştuğunu, yapılan işlemlerden 10 sene sonra ufak tefek rötuşlar yapıldığını, bu rötuşların öncesinde yapılan operasyonların en tabi sonuçlar olduğunu, davacının daha sonra yen isteklerde bulunduğunu, burnunun uç kısmının alçaltılmasını istediğini, bu işlemin gereksiz olduğunun anlatıldığı, sonraki gelişlerinde bunun kanatlarının kısaltılmasını istediğini, ısrarcı olması nedeniyle işlemin yapıldığını, daha sonra burun kanatlarının genişletilmesini istediğini, işlemin 6-9 aydan önce yapılamayacağının belirtildiğini, kusurun davacıda olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine ilişkin kurulan hüküm davacı yan tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay incelemesi neticesinde dosyadaki nezoplasti ameliyat notunda “Rhinoplasti, septoplasti, burun önemli derecede küçültülecek anca yüze uygun bir burun yapılacak, Humptan alınacak, burun delikleri küçültülecek, burun ucu hafif kaldırılacak. … da beraberce düzeltilip nefes alması da sağlanacak. Aynı zamanda hastamıza, alın germe yapılıp kaşlar kaldırılacak, yüze aydınlık bir ifade verilecek.” ifadesinin yer aldığı, somut olayda hastane ve hekimin hastanın istediği sonucu elde etmesini garanti etmiş olduğunu, plan bölümünde açıkça yapılacak işlerin ve sonucunun garanti edildiğini, alınan raporlarda mükerrer ameliyatlar sonucunda beklenir sonuca ulaşılamadığının vurgulandığı, raporda bazı sonuçların komplikasyon olduğunun belirtilmesine karşın komplikasyon yönetiminin doğru yapılmasının da hekimin yükümlülüklerinden olduğu, davalıların sorumlu olduğu kabulü ile istek kalemleri açıklattırılıp maddi ve manevi tazminat yönünden karar verilmelidir denilerek karar bozulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Whatsapp'tan Yaz!