Yüz germe Operasyonu Öncesi Yetersiz Aydınlatma

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2018/3534 E., 2018/4434 K. sayılı ilamına konu olayda davacı göz altı ve orta yüz germe operasyonları neticesinde yaşadığı sorunlarla ilgili olarak davalı hastane ve hekimden maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davacı, davalı hekim tarafından göz altı ve orta yüz germe estetik operasyonu gerçekleştirildiğini, operasyon sonrası sol yanak ve yanak üstü kısımlarda hasarlar oluşarak bölgedeki kasların koptuğu ve çalışamaz hale geldiği, sol göz çukurunun aşağıya doğru açıldığını ve operasyonun yüzün sol tarafında olmasına rağmen yüzünün sağ tarafında da aynı operasyona maruz kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı hastane, diğer davalı doktorun hastane personeli olmadığı savunmasında bulunmuş, diğer davalı doktor ise operasyon öncesi davacının aydınlatılarak rızasının alındığını, meydana gelen sonucun komplikasyon niteliğinde olduğunu ve hatasının bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece alınan adli tıp kurumu raporunda davacıya uygulanan orta yüz facelift ve alt göz blefaroplasti ameliyatlarının tıp kurallarına uygun gerçekleştirildiği, hekime ve hastaneye atfı kabil bir kusur bulunmadığı belirtilmiş mahkemece rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı hastaya toplamda 3 ayrı operasyon yapılmıştır. Yapılan ilk operasyona ilişkin yazılı onam formunun bulunduğu, diğer iki operasyonda herhangi bir onam formu tutulmadığı dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile sabittir.

Yargıtay bozma ilamında 1. operasyon öncesi onamda aydınlatma yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmediği ve kayıtların tam olarak tutulmadığı, eser sözleşmesi niteliği gereğince yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, komplikasyon aydınlatmasının yetersiz olduğu, komplikasyon yönetiminin de yetersiz olduğu belirtilerek adli tıp kurumu raporunun yeterli gerekçe içermediği vurgulanmıştır.

Yargıtay, davalı hekimin kusurlu olduğu gözetilerek davacının istek kalemleri değerlendirilmeli, eserin kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olmamakla birlikte, raporda belirtilen müdahalelerin neler olduğu, ayıplı durumun ne tür ameliyatlarla ve ne miktarda giderilebileceği konusunda yeni bir bilirkişiden rapor alınıp maddi ve manevi tazminat istemi hakkında hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir diyerek hükmü bozmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Whatsapp'tan Yaz!