Yüz Germe ve Yağ Aldırma İşlemlerinde Hekim Hatası

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2018/5312 E. ve 2019/139 K. sayılı ilamına yansıyan uyuşmazlıkta davacı, burun estetiği (rinoplasti), yüz germe (facelift) ve yağ aldırma (liposuction) işlemleri ile ilgili olarak hekim hatası ve kusurlu operasyondan kaynaklı maddi manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm davacı yan tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı hasta iddiasında, yüz germe işlemi neticesinde yüzünün sağ ve sol tarafında orantısızlık oluştuğunu, sağ göz kapağının diğer göze oranla ve normale göre dava açık bir görünüme sahip olduğunu, sağ gözde sürekli yaşarma meydan geldiğini, ayrıca karnındaki yağ alma operasyonu neticesinde karnında da şekil bozuklukları, ve tümseklerin meydan geldiğini, zamanla şikayetlerinin arttığını, ayrıca vücudunda da güç kaybı ve hasar oluştuğundan yaklaşık 1 yıl çalışamadığını iddia ederek davalı hastane ve hekimden maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, hastaya aynı seansta abdominoplasti, endoscopik midface lift, liposuction, rinoplasti operasyonlarının yapıldığı, kontrol muayenesinde sağ hafif derecede skleral show, abdomende seroma saptandığı, kişinin tedaviyi kabul etmediği, bu operasyonlardan sonra ameliyat bölgelerinde subjektif hissizlik yakınması olmasının yapılan işlemlerin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin tıbben uygun olduğu, doktor hatası bulunmadığı belirtilmiş, mahkeme de bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir.

Yargıtay temyiz incelemesinde yaptığı değerlendirmede, uyuşmazlık konusu işlemlerin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, hekimin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu yönündeki görüşleri yeterli olmayıp, eser sözleşmesinin sonuç taahhüdü özelliğinin sonucu olarak, davacının isteklerinin karşılanıp karşılanmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen işlemlerle ilgili olarak, hekimin edimini yerine getirip getirmediği, komplikasyon olup olmadığı, komplikasyon konusunda aydınlatma ödevinin yerine getirilip getirilmediği, komplikasyon yönetiminin doğru olup olmadığı tartışılması gerektiğini belirtmiş. Bu doğrultuda aralarında akademik kariyere sahip üniversitelerden seçilecek estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahisi konusunda olman 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile hekim ve istihdam eden sıfatı ile hastane işleticisinin sorumluluğuna ilişkin rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararı bozmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Whatsapp'tan Yaz!